Sunday, September 4, 2011

Tatilden Kareler

Eşim bu sene  işi nedeniyle  ne yazık ki bize eşlik edemedi, anne-kız 5 günlük bir tatile gittik. Kızım da ben de oldukça neşeli ve güzel bir tatil geçirdik.


Benim için tatil, mekan değiştirip, hiç bir iş yapmadan dinlenip, gezip aynı zamanda da eğlenebileceğim keyifli günlerden ibarettir. Tüm yıl sorumlu olduğum ev işlerinden sıyrılmaya tatil diyorum sanrım:)

E peki tatilde neler yaparım? Havuzdan ziyade denizi seviyorum. Yüzme alanımın sınırlarını ben belirlemeliyim, doldurma su yerine denizin o tuzlu suyunda dilediğimce yüzmeyi çok severim. Yani bol bol yüzerim. Uzunca saatler şezlongda bi sağa bi sola dönerek güneşlenmek pek bana göre değildir, sıkılırım hemen.

Tatile gitmeden önce yanımda götüreceğim kitapları seçerim. Tatilde mutlaka bol bol kitap okurum, hatta adeta ders çalışır gibiyimdir. Bir elimde kitap, bir elimde kalem ve not kağıdı. hem okur hem kafama takılanları not alır, araştırmak üzere tatil dönüşüne saklarım.

Sabahları zor uyanan ben tatilde erken kalkarım, gün kirlenmeden önce tadını çıkarırım. Tarihi  bölgeleri ziyaret etmeyi severim, yeni yeni keşiflerden hoşlanırım, doğanın içinde olmayı severim, kızımla-eşimle veya arkadaşlarımla vakit geçirmekten, birlikte yapılan aktivitelerden  keyif alırım. Bol bol yerim, iştahım zirve yapar, gerçi ne zaman zirvede değil ki?:)) vs vs.

Fakattttt!!

Bu seneki tatilim diğer senelere oranla bir farklılık içeriyordu. Valizimde her zamankilerden farklı olarak elişi malzemeleri mi de götürdüm. Hatta valizi hazırlarken kızım pek şaşırmıştı.:)) Etaminler, nakış iplikleri, amigurumi malzemeleri, şablonlar, yarım kalmış işlerim, hani utanmasam dekoratif boyama malzemelerimi de alacaktım, ne ararsanız vardı anlayacağınız. İyiki de götürmüşüm, inanılmaz keyif aldım .



Burası benim huzur köşemdi, güneşin yoğun olduğu saatlerde burada  keyifle vakit geçirdim, eksik işlerimi tamamladım, yenilerine başladım, kahvemi içtim. Bu karedeki huzuru sadece bizim gibiler görebilir herhalde:) Mesela bir arkadaşım bu resmi gördüğünde "sen çıldırmış olmalısın" dedi:) Sanırım evet çıldırdım ama pek bi memnunum halimden:) Hobilerim benim antidepresanım oldu:)



Sadece sanaldan ibaret kalmayayım biraz ete kemiğe bürüneyim diye bir kare.



Bu resimi  kaydırağın kenarında gözüken ağaç için çektim. Ağaç kadar büyümüş olan bitki bir çoğumuzun evinde salon bitkisi olarak yetiştirdiğimiz benjamin. Görünce öylesine şaşırdım ki koskoca ağaç olmuş.



Resimde net gözükmese de ufak yuvarlak bir meyvesi var, onu da ilk kez gördüm. Bu arada çiçek açmayan, büyük salon bitkilerini çok sevdiğim için bu merakım:)


Bu süs kabaklarını dekoratif boyamaya ilgi duymadan önce görsem dikkatimi çekmezdi herhalde ama bunları görür görmez kafamda tasarımlar yapmaya başladım. Ne güzel boyanır, süslenir değil mi?




Güneşin altındaki şezlongda saatler geçirmeye hayır ama ağaçların altındakine evet. Kitaplarımın büyük bir kısmını burada okudum.

Bir tatil de böyle geçti.. Dikiş dikmeyi öğrenirsem seneye tatile giderken dikiş makinemi de götürür müyüm acaba?  (!) Yok daha neler? :))

No comments:

Post a Comment